Kazdağları'nda Ki Katliama Dur De!!!!

ALTIN MADENCİLİĞİNİN KAZ DAĞLARINA VE YÖREYE ETKİLERİ NE OLACAK?

Bu son söylediklerimiz, altı boş, soyut bir söylem değildir. Yıllardır yörede incelemelerde bulunan, bilimsel araştırmalara imza atan bilim insanlarının ortaya koyduğu bilimsel tespitler bu gerçeğe işaret etmektedir.

Çevresel etkileri açısından altın işletmelerinin olumsuzlukları aşağıda özetlenmiştir:

1- Doğal yerleşik ve endemik türlerin yok edilmesi,

2- Maden çevresinde ekolojinin olumsuz yönde etkilenerek bozulması,

3- Arazi kullanım kapasitesinin azalması, çevre arazilerin gözle fark edilebilecek düzeyde ekonomik kayba uğraması,

4-Rehabilitasyon, kapama, ve saha düzeltme çalışmalarının yapılıp yapılamayacağı hususunun her zaman belirsizlik taşıması,

5- Proses atıklarının etkilerinin minimizasyonunda ve atık minimizasyonu prensiplerine uyulmamasının oluşturacağı olumsuzluklar,

6- Katı, sıvı ve gaz atıkların olumsuz etkileri yanı sıra işletme sonrası gözlemlenen kalıntıların ve harabe görüntüsünün yarattığı estetik kayıplar,

7- Hava kirletici emisyonlar,

8- Yer altı sularında kalite düşüşü ve/veya kirlilik artışı,

9- Tehlikeli ve zararlı kimyasalların yarattığı riskler,

10- Tehlikeli ve zararlı kimyasalların taşıma, depolama ve kazalar sonucu ortaya çıkartacağı sorunların taşıdığı yüksek riskler,

11- Gürültü ve radyasyon,

12- İşyeri ve işçi sağlığı açısından oluşacak riskler,

13- Kültürel varlıklara, arkeolojik ve tarihi yerlere olan olumsuz etkiler,

14- İşletme bölgesinde ve çevrede yaşayanların sağlık problemleri.

SİYANÜRÜN SAĞLIĞA ETKİSİ

İçilen su ile, solunan hava ile ya da deriden siyanür geçişi olabilir. Bu olay gerçekleştiği taktirde;

* Solunum merkezini baskılar,

* Hücrelerde solunum enzimlerini baskılar,

* Kısa süreli yüksek doz, sinir, solunum, dolaşım sistemini etkilemektedir.

* Uzun süreli düşük doz, ruhsal dengede bozulma, iştahsızlık, guatra neden olur.

* İnsan için öldürücü doz 1mg/kg (beden ağırlığı) kadar olup, solunan havadaki 100-300 ppm siyanür öldürücü etki yapmaktadır. (Prof. Dr. Kenan Kaynaş)

*Uzun dönemde ise, siyanür zehirlenmesinin insan bedeninde saptanması neredeyse olanaksızdır.

Kaz Dağları yöresi 1. derece deprem bölgesindedir. Bölgede halen diri olan ve büyük ölçekte deprem üretmesi muhtemel olan faylar mevcuttur. Maden işletilip, alan atık barajları ile terk edildiğinde, hem deprem riski sürecek, hem de yörede tüm canlılar için ölümcül hastalıklar yüzlerce yıl etkisini sürdürecektir. (Prof. Dr. Kenan Kaynaş)


KAZ DAĞI YÖRESİNDE ALTIN MADENİ İŞLETMECİLİĞİ BAŞLARSA…

* 2.5 milyar ton kayaç ve toprak işlenecek,

* Yaklaşık 400.000 ton siyanür kullanılacak,

* 2.580.000 da orman alanı ve başta 10 milyon adet zeytin ağacı olmak üzere tüm bitkisel üretim olumsuz etkilenecek.

Toprak yenilenemez ve sınırlı bir doğal kaynaktır. Toprak kirlenmesi fiziksel, kimyasal ve biyolojik bileşiminin olumsuz yönde değişmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu kirlilikte en önemli özellik; kirlenmenin uzun zaman kalıcı olması, hava ve sudaki kirlenmeye göre temizlenmesi en zor olan, hatta ağır metallerle kirlenmişse pratik olarak temizlenmesi mümkün olmamasıdır. Ağır metaller (çinko, bakır, demir, mangan, molibden, kobalt, kurşun, kadmiyum, cıva, krom) toprağın kimyasal ve biyolojik özelliklerini bozduğu gibi, en önemli potansiyel zararları bitkiler ve bu bitkilerden yararlanan hayvanlar ve insanlarda görünmektedir.

  • İmza Formu
  • İmza Listesi
  • Yorumlar
  • İstatistikler

Aşağıdaki araçları kullanarak kampanyanın duyurulmasını sağlayabilirsiniz.

*

*

*

 İmza listesinde soyadım gizlensin

imza.la

(*) doldurulması zorunlu alanlar.

Görseller

Kazdağları'nda Ki Katliama Dur De!!!!

  • Kazdağları'nda Ki Katliama Dur De!!!!
  • Kazdağları'nda Ki Katliama Dur De!!!!
  • Kazdağları'nda Ki Katliama Dur De!!!!
  • Kazdağları'nda Ki Katliama Dur De!!!!