Balıkçılık Ve Su Ürünleri Denetleme Personeli Yalnız Değildir !!!

KAMUOYUNA VE BALIKÇILIK CAMİASINA ÇAĞRI

Geçtiğimiz günlerde hepimizin bildiği gibi Mersin’de balık satış yerlerinde yapılan denetlemeler esnasında üzücü hadiseler yaşandı. Kontrol Grup Şube Müdürü Yaşar Kayabaşı’nın sorumluluğunda gerçekleştirilen denetlemeler esnasında balıkçı esnafı denetlemeleri fiziki güç kullanarak engelledi. Çıkan olaylarda Yaşar Kayabaşı ve denetleme görevlisi bir memur darp edilerek yaralandı.
Bu olay aslında ilk değil, denetimlerin sayısının ve kalitesinin artmaya başladığı son 2 yılda benzer olaylar bir çok ilde yaşanıyor. Her denetleme olayı itiş kakışlar, bağırış çağırışlar, yer yer hakaretler ve hatta fiziki direnmelere rağmen gerçekleştirilmeye çalışılıyor.
Eski düzenin bozulmasından rahatsız olanlar değişime direniyorlar ve bu direniş giderek kriminal bir hal alıyor. Mersin’de polise rağmen yapılan saldırılar takkeyi önümüze koyma zamanın geldiğini göstermektedir. Canlı sucul kaynakların korunması için çaba sarf eden, bu konuda düşünce üreten her birey ve STK bu konuda sorumluluk üstlenmeli, balık ticaretinin kontrolünde merkezi balıkçılık otoritesinin sahalarda zor koşullar altında görev yapan personelinin yanında olduğunu göstermelidir.
Denetlemeler konusundaki bir başka gelişme ise geçtiğimiz yıl balık satıcıları aleyhine açılan davalardan ilkinin bu hafta başlaması ve ilk duruşmanın yapılmasıdır. Davası görülen bu olayda denetlemeler esnasında müsadere altına alınan balıklar zor kullanılarak olay yerinden kaçırılmıştı.
Davanın görüldüğü Asliye Ceza Mahkemesi olayın nitelikli yağma” (gasp) kapsamında olduğuna bu nedenle de davanın “Ağır Ceza” kapsamlı olarak “Ağır Ceza Mahkemesi”nde görülmesi için görevsizlik kararı verdi. Dava dosyası üst mahkeme tarafından kabul edilmesi durumunda bundan sonra denetim görevlilerine zor kullanarak yaratılan itiş kakışla el konulan balıkları kaçıranlar Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanacaklar. Bundan böyle bu tip olayların failleri suçları ispat edildiğinde 6-8 yıl gibi bir ceza ile karşı karşıya kalacaklar.
Biz vatandaşlar, balıkçılar ve sivil toplum örgütleri olarak bu davalarda hem mağdur hem de tarafız. Mersin’de gerçekleştirilen menfur saldırının takipsiz, faillerinin cezasız kalmasına izin vermemeliyiz. Bu nedenle ortak, bireysel ya da örgütsel olarak sesimizi Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile Mersin Valiliği’ne duyurmalı, olayın ve soruşturmanın takipçisi olacağımızı hatırlatmalıyız.
Gelbalder olarak tüm kamuoyunu, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile Mersin Valiliğine ayrı ayrı olmak üzere aşağıdaki metni veya konu ile ilgili kendi düşüncelerini ulaştırmaya davet ediyoruz.


KAMUOYUNA DUYURU
“19 Eylül 2013 tarihinde Mersin balık pazarında yapılan yasal denetimler esnasında pazar esnafı tarafından denetim ile görevli memurlara yapılan saldırıyı kınıyor, olaya karışan kişi ve kişilerin kısa zamanda yargılanarak kanun kapsamında cezalandırılmalarını talep ediyoruz.
Olay her ne kadar Mersin ilinde gerçekleşmiş ise de Balıkçılık ve Su ürünleri Genel Müdürlüğü teşkilatının elemanları denetleme görevleri esnasında benzer olaylarla sıklıkla karşılaşmaya başlamışlardır.
Bu nedenle balık halleri, balık pazarları ve balık satış noktalarında yapılan denetlemelerde Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlük personeli ile illerde veya ilçelerde konu ilgilisi yetkili görevli personelin kolluk gücü ile desteklenmesi hem yapılan görevin başarısı hem de personelin can güvenliği açısından zorunludur.

Biz/ben aşağıda imzası olanlar;
Mersin İlindeki olayların ve yargılama sürecinin Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile Mersin Valiliği nezdinde takibini, su ürünleri denetimlerinde Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlük personelinin kolluk gücü ile takviye edilmesini talep ediyoruz.”

  • İmza Formu
  • İmza Listesi
  • Yorumlar
  • İstatistikler

Aşağıdaki araçları kullanarak kampanyanın duyurulmasını sağlayabilirsiniz.

*

*

*

 İmza listesinde soyadım gizlensin

imza.la

(*) doldurulması zorunlu alanlar.

Görseller

Balıkçılık Ve Su Ürünleri Denetleme Personeli Yalnız Değildir !!!